#1 NEW YORK TIMES ÇOKSATAN YAZARI 40 DİLDE, 70 MİLYON OKURUN KALBİNİ FETHEDEN JODI PICOULT'DAN SARSICI BİR BAŞYAPIT Sürekli bir şeyler kırılır: Bardaklar, tabaklar, verilen sözler, yürekler... Yaşamdaki birçok şey kırılgandır; en çok da hayatın kendisine yönelik bağ. Kırık dökük bir hayatın içinde osteogenesis imperfecta (cam kemik hastalığı) ile dünyaya gelen bir bebek: Willow. Kızının sayısız kırığını şefkatle sarmaya çalışan fedakâr bir anne: Charlotte. Metanetli görüntüsünün altında içten içe dağılan bir polis baba: Sean. Kardeşinin gölgesinde ve kırıkları altında görünmezleşen bir abla: Amelia. Ve ailenin en yakın dostu, aynı zamanda Charlotte’nin doğum uzmanı: Piper. Willow’un geleceğini güvence altına almak, artan tedavi masraflarını karşılayabilmek ve ona hak ettiği hayatı sunabilmek için Charlotte akılalmaz bir yola başvurmak zorunda kalır: En yakın dostunu, kızının hastalığını hamilelik sırasında teşhis edemediği gerekçesiyle "kusurlu doğum" davasıyla mahkemeye vermek. Kazanmak için tek bir şey söylemesi gerekmektedir: "Bilseydim, onu dünyaya getirmezdim." Peki, evladınızı korumak uğruna onun varlığını inkar edebilir misiniz? Bir aileyi ayakta tutan şey sevgi midir, yoksa söylenen beyaz yalanlar mı? Öne Çıkan Özellikler: Empati Kraliçesi Jodi Picoult: Kardeşimin Hikâyesi ve Onaltı Dakika gibi kült romanların yazarı Jodi Picoult’dan; ahlak, tıp etiği ve ebeveynlik üzerine yazılmış en cesur ve dokunaklı aile dramı. Soluk Soluğa Bir Mahkeme ve Hukuk Draması: Amerikan yargı sisteminin etik sınırlarını, medikal ihmal davalarını ve biyoetik kararları kusursuz bir kurgusal gerçekçilikle ele alan bir hukuk gerilimi. Farklı Bakış Açılarıyla Çok Katmanlı Anlatım: Anne, baba, ihmal edilmiş kardeş, doktor ve avukatın gözünden aktarılan olay örgüsüyle okuru tek bir haklı seçmekten alıkoyan, derin psikolojik tahliller. Kitap Kulüpleri İçin Vazgeçilmez Bir Başyapıt: Doğru ile yanlışın birbirine karıştığı, "Ben olsaydım ne yapardım?" sorusunu her sayfada sorduran, uzun süre tartışılacak ahlaki ikilemler. Basından ve Eleştirmenlerden: "Picoult kestirilemez bir ihtişamla yazıyor." — Stephen King "Picoult abartılması güç derecede iyi yazıyor." — Financial Times "Picoult sıcak konulara parmak basmakta üstatlaştı, hatta kâhin seviyesine geldi. Bizi doğru ve yanlış üzerine düşünmeye zorlayışı karşısında afallamamak imkânsız." — The Washington Post "Yürek burkan, kışkırtıcı ve elden bırakması imkânsız bir başyapıt. Jodi Picoult aile bağlarının ne kadar güçlü ama aynı zamanda ne kadar kırılgan olabileceğini ustalıkla kanıtlıyor." — Publishers Weekly Daha fazla göster