Meksikalı yazar Jorge Ibargüengoitia, Latin Amerika edebiyatında önemli bir yere sahip Ölü Kızlar romanıyla ilk kez Türkçede. Ablasıyla birlikte küçük bir kasabada genelev işleten Serafina Baladro, onu terk etmekle kalmayıp gururunu da inciten eski sevgilisi Simon Corona'dan intikamını almadan huzur bulamayacaktır. Nereye saklanmış olursa olsun onu bulup öldürmeye ant içmiştir. Gerçekten de Serafina, Simon'u sonunda bulur. Ne var ki onu öldürmeyi başaramaz. Üstelik bu cinayet teşebbüsü, işlenmiş çok daha karanlık suçların gün yüzüne çıkmasına yol açar. Jorge Ibargüengoitia, Ölü Kızlar'da kendine has edebi tavrıyla neden Meksika'nın geçen yüzyıldaki en önemli yazarlarından biri olduğunu da gösteriyor. Romanını, genelev sahibi Gonzalez kız kardeşlerin gerçek hayat hikayesinden hareketle adeta bir polis tutanağı biçiminde yazıyor: Sadece suçu/suçluyu değil, yaşamın ta kendisini dedektif titizliğiyle ortaya seren bir edebi tutanak biçiminde. Ölü Kızlar, Elif Kaya'nın İspanyolca aslından çevirisiyle... Jorge Ibargüengoitia, Ölü Kızlar'da romanın yazıldığı dönemde fazlasıyla popüler olan büyülü gerçekçilikten kaçınarak, Meksika'da olağan dünyanın bir parçası haline gelmiş zulüm ve cinayetleri anlatabileceği başka bir dil bulmaya çalışmıştır. Bu anlamda, aynı malzemeyi çeyrek yüzyıldan uzun bir süre sonra yayımlanacak son romanında işleyen Roberto Bolano'ya örnek teşkil etmiştir. Colm Toibin Daha fazla göster