Palme Oral Radyoloji Oral radyoloji canlı bir çalışma alanıdır. Aralık 1895’te Wilhelm Röntgen tarafından x-ışınlarının bulunması diş hekimliği ve tıp uygulamalarını sonsuza dek değiştirmiştir. Ertesi yıl, Almanya’da Dr. Otto Walkoff, New Orleans’ta Dr. C. Edmund Kells ve Boston’da Dr. W. H. Rollins tarafından ilk dental radyograflar elde edilmiştir. Dr. Rollins radyasyon güvenliği alanında da bir öncüdür ve günümüzde onun belirlediği temel ilkeleri izlemekteyiz. Bu baskıyı, çalışma hayatını çene hastalıklarının radyografik görünümlerine adayan Dr. Harry M. Worth’e ithaf ediyoruz. 50 yıl önce 1963 yılında yayınlanan kitabı, radyografik yorumlamanın standartlarını belirlemiştir. O bize esin kaynağı olmuştur. Diş hekimleri günümüzde hastalarının tedavisinde yardımcı olacak çeşitli üstün görüntüleme yöntemlerine kolayca erişebilmektedir. Diş hekimliği uygulamalarında dental radyografinin en iyi şekilde kullanılması için görüntülemenin temel ilkelerini anlamak önemlidir. Bu amaçla, bu kitap x-ışınlarının oluşum yollarını, radyasyonun yaşayan sistemlerle etkileşme mekanizmalarını ve dental x-ışını cihazlarının güvenli kullanımını anlatan bölümler içermektedir. Diğer bölümler, intraoral görüntülerin nasıl elde edileceğine ve panoramik, konik ışınlı bilgisayarlı tomografik (KIBT), multidedektör bilgisayarlı tomografik (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme cihazlarının temelini oluşturan görüntüleme ilkelerine odaklanmaktadır. Film üzerinde ve giderek artan bir şekilde dijital sensörler yardımıyla görüntülerin nasıl yakalandığını anlatmaktayız. Elbette, oral radyolojinin temel amacı hastalığın ya da diğer anomalilerin tespiti için yorumlanabilir görüntüler oluşturmaktır. Bu kitabın ikinci yarısı, oral kavitedeki, paranazal sinüsler ve temporomandibular eklemleri kapsayan oral kavite ile ilişkili yapılardaki hastalıkların ve diğer durumların radyografik belirtilerinin sistematik olarak tanımlanmasına ayrılmıştır. Çeşitli görüntüleme yöntemlerinde ortaya çıkabilebileceğinden, anomalilerin yorumlanmasını geliştirmek için çeşitli hastalık süreçlerinin temelindeki mekanizmaların anlaşılmasının önemi vurgulanmıştır. İyi bir tanı koyabilen bir hekim olmak için meraklı, araştırmacı, sistematik ve çok yönlü olmak faydalıdır. Bu durum sadece tanısal görüntülerin yorumlanmasında değil aynı zamanda hasta hikâyesinin alınması, fizik muayenenin yapılması ve elde edilen bilgilerin uygun bir ayırıcı tanıya ulaşmak için birleştirilmesi için de geçerlidir. Başarılı tedavi, kesin bir tanıya son derece bağlıdır. Diş hekimleri genellikle, istemde bulundukları ya da elde ettikleri görüntülerin çoğunu kendileri yorumlar. Bu sorumluluk, yorumlamanın yanı sıra en uygun görüntüleri elde etmek için iyi donanımlı olma konusunda diş hekimlerine fazladan yük getirmektedir. Görüntülerin yorumlanması, kistler, inflamatuar hastalıklar, tümörler ya da diğer hastalık biçimleri ile ender olarak karşılaşan diş hekimleri için daha zorlayıcı olabilir. Ayrıca, konik ışınlı BT görüntüleme ya da diğer tarayıcı tipleri gibi ileri görüntüleme yöntemlerinde olduğu şekilde, bir görüntü hacminden bir dizi görüntü dilimi ya da üç boyutlu gösterimler gibi görüntülerin alı- şılmışın dışında yeni bir biçimde sunulması zorlayıcıdır. Bu durum eğitimli ve deneyimli oral ve maksillofasiyal radyoloji uzmanları tarafından büyük ölçüde çözümlenmektedir. Bu kişiler genel diş hekimlerine, diğer tıp ve diş hekimliği uzmanlarına sıra dışı olguların görüntülerini yorumlayarak ya da bilinmeyen durumun daha ayrıntılı araştırılması için uygun bir ileri görüntüleme yöntemi önererek yardımcı olmaktadır. Genel diş hekimleri ve onların hastaları, yorumlamadan emin olmadıkları bir görüntüyle karşılaştıklarında bu kişilerden hizmet alarak faydalanmaktadır. Bu kitabın her yeni baskısı, hızlı değişen tanısal görüntüleme alanımızdaki son gelişmeleri anlatma fırsatı vermektedir. Her bölüm yeni bilgi, teknoloji ve tekniklerin ışığında yeniden gözden geçirilmiştir. Bu baskıda, konik ışınlı BT teknolojisi ile gö
Bu ürün TeknoKapsül güvencesiyle sunulmaktadır.