“Herhangi bir milleti yöneten hükümet eğer kanunları bazı yurttaşlarına titizlikle uygularken diğer imtiyazlı kimseleri bu uygulamanın dışında tutursa bu haksız tutum, doğan cezalarını beraberinde getirmekte acele etmez.; Bunlar:1- Hükümet halkının gözünde prestijini, halkın güvenini ve dolayısıyla heybetini yitirir.2- Suçlar artar ve suç işleme eğilimi yaygınlaşır.3- Halk bir süre sonra kötülüklere alışır, onlarla koyun koyuna yaşamayı yadırgamaz olur ve iyilik garip ve yadırganır bir şey haline gelir.; O zaman bozukluk herşeye ve her yere yayılır.4- Kanunların etkisizliği yüzünden herkesi korku sarar.; Çünkü Kanunsuz eylemlerin çoğu cezasız kalmaktadır.; Bu yüzden toplumda yaşayan herkes ırz, mal, ve can endişesi duyar.; Bu da ağır bir ortak doğal cezadır.5- Kanunlardan ve adaletten umudunu kesen mazlımlar, haksızlığa uğrayanlar hoşnutsuzluğa kapılır.; Bu sapıklık yaygınkaştıkça sözkonusu hoşnutsuzluğa kapılır.; Bu sapıklık yaygınlaştıkça sözkonusu hoşnutsuzluğun sınırları ve boyutları da genişler.; Böylece ümmet bütünlüğü, yerini parçalanmaya bırakır, devlete karşı düşmanlıklar ve ayaklanma girişimleri başgösterir.; Huzur ve istikrar bozulur, bşr çok haklı propanga gerekçesi ele geçirecek olan halk devlete karşı ayaklanığ rejimi yıkmaya girişir.; İşte kanunları keyfi biçimde uygulama sapıklığının beraberinde getireceği kaçınılmaz doğal (fıtri) cezaların bazıları bunlardır.; ”